Casus luciferi meaning

Üye takip programı full ücretsiz

Tabi Erik şarkı sözlerine atıf yaparak cevaplıyor bunu. Acaba kendisi tam manasını biliyor mudur diye düşünmüyor değilim. Biliyordur tabi lan. Neyse iş goygoyculuğa dönecek yavaştan durayım. Erik Danielsson abimiz ekran karşısında olmayı, röportaj vermeyi diğer black metal kişiliklerine göre biraz daha fazla sevdiğinden ve gösterişten biraz hoşlanan biri olduğundan olacak sanırım, popüler olmakla suçlanan bir grup WATAIN.

Fakat bu olumsuzlukların hiçbiri, müziklerindeki o organikliği, o samimiyeti etkileyemiyor. İsa, Tanrı'ya kurban edilen kuzu sembolüdür -daha sonra açıklayacağım gibi bazı kâfirler bu kavramı çok farklı bir şekilde ele almıştır. Yeni Ahit'te "İsa aracılığıyla bize zafer getiren Tanrı'ya şü­ kürler olsun62' derken bahsedilen zafer "günah, ölüm ve Şey­ tan'dır' Bu zafer İsa'nın çarmıh üzerindeki gönüllü ölümü, kutsal ve kurtarıcı kanının dökülmesiyle gerçekleşmiştir. Sayı­ sız kilisenin dışındaki afişte 'İsa sizin günahlarınız için öldü" ya­ zar. İsa, kendini kurban ederek Adem ve Havva'nın günahları­ nı ajfettirmiştir ve öldüğünde kurtarıcı olmuştur.

Cennet kapıları kapandıktan sonra, İsa'nın kanı kapıları tekrar açmıştır. Tannbilimci olmayanlara göre bu hala karmaşık ve çözümü olmayan bir durumdur, İsa zaten bizim günahlarımız için öldüyse o za­ man neden iyi bir yaşam, ölüm ve Cennete ulaşma umuduyla vaftiz olmamız gerekmektedir? Bu senaryo Kilise rahipleri tara­ fından dikkate alınmamıştır.

Vaftiz, bireyin günahlardan arınması, iyi bir Hıristiyan olarak hayatına devam etmesi ve Şeytan'ı reddedişinin belirgin bir işaretidir.

  • Müşteri takip ajanda programı.
  • iphone yabanci dizi izleme sitesi.
  • casus bilgisayar 007 (keylogger) 3.92 serial.
  • Telefonumda casus yazılım olduğunu nasıl anlarım.
  • En Yeni Casusluk Filmleri;
  • Telefonumda casus yazılım olduğunu nasıl anlarım - Casus bilgisayar keylogger indir gezginler!
  • samsung note google arama gecmisi silme.

Aslında, ilk Hıristiyanlar vaftiz olmadan önce şey­ tan çıkarma töreni yapıyordu -şüphesiz günümüzün giyimli kuşamlı nezaket ortamından daha sert ve muhtemelen daha sarsıcı törenlerdi. Olay baştan sona hiç şaşırtıcı değildir zira Hı­ ristiyan töresinin müjdecisi de böyleydi. İlk Hıristiyanlara göre bir şekilde haklı çıkarılan paranoya ile Şey­ tan in günlük yaşamı sardığına inanılıyordu, bu doğrultuda na­ zik gibi görünen bir insan aslında onları pagan zalimlere teslim edecek bir casus olabilir miydi?

Elbette tüm paganlar kâfir ve Şeytan yanlısı olarak kabul ediliyordu. Kilise rahibi Irenaeus'a göre kâfir, piskoposun kâfir olarak ayırdığı herhangi bir kişi olabilirdi. Paganlar, belirgin bir şekilde şeytan yandaşıydı hatta tanrı­ ları, İsa'nın yaşamını ve ölümünü taklit ediyordu. Doğumlara ye­ ni yıldızlaş çobanlar ve bir Magi eşlik etti. Hepsi baharda bir Cuma günü öldü ve birkaç gün sonra mucizevî şekillerde göğe yükseldiler.

Bugün bile bazı Hıristiyanlar yakışı kalmayan ger­ çeği, yüzlerce hatta binlerce yıldan beri İsa ile ilgili anlatılan hi­ kâyeler kadar olmasa da yine de kör bir inançla bağlayan pagan m itini bir tür şeytanı parodi olarak kabul etmektedir. Bazen bu hikâyelerin en iyi ihtimalle prova niteliğinde yaratıldığı, asıl ko­ nudan uzak zayıf bir bağlantı olduğu da iddia edilir. Piskopos Ignatius, piskoposun onayı olmadan hareket eden herkesin Şey­ tan la bağlantılı olduğunu açıkladı, kendisinin Şeytan tarafın­ dan aldaülması durumunda ise şehitlik 'görevini' feda edeceği­ ni belirtti -dini ve ahlaki açıdan ilginç bir yaklaşım.

Burada ha­ yatını kurtarmak için onu aldatmaya çalışan Şeytan ve onun in­ tihar etmesini bekleyen iyi Tanrı bulunmaktadır, modem bir gö­ rüş olmasına rağmen eski zamanlara sesimizi duyurabilseydik şüphesiz suçlanacak olan yine sefil iblis olacaktı. Ignatius, 'Acı çekmek istiyorum, ama bunu hak edip etmediğimi bilmiyo­ rum Bu dünyamn prensinde [Şeytan] olmayan türden sabıra ihtiyacım var' der Jeffrey Burton Russell ise: 'İşkence ve Ölüm Şeytan'ın işidir, hatta şehidin gücünü azaltabileceği için pagan­ ların inceliği bile şeytani bir tuzaktır.

Yobazların İsa'nın her an dönebileceğine inandığım da unutma­ yalım. Aslında, İsa'nın gelecek kuşaklar için bir kilise kurması­ nın ardında dünyanın sonunun gelmiş olması ihtimali son dere­ ce düşüktür. İlkeleri doğrultusunda kesinlikle zaferle geri döne­ ceği düşünülmüş, her an sonun yaklaşmasıyla ilgili işaretler ve­ Alaycı bir ifadeyle Aziz Petrus'un kurduğu Roma Kili­ sesi, Havarilerin yaşadığı zaman İsa'nın döneceğine dair verilen sözlerin tutulmamasıyla ilgili dolaysız bir sonuçtur. Bu arada şehidin ölümü, ilk Hıristiyanların ebedi mutluluğunun temina­ tı olarak kabul edilir.

En azından olayların üstesinden gelmeye çalışarak onları yüceltmenin muhtemel bir yolu budur. Kolezyumda vahşi hay­ vanlar tarafından bağırsakları deşilen veya yangın çıkarmak için kullanılan gönüllülerin ve gönüllü olmayanların maruz kal­ dığı benzeri eziyetler de ayrı bir konuydu. Böylece arena, iyi ve kötü arasındaki savaşın sağlam bir metaforu haline geldi -ilk Latince vaazlarda Şeytan, iyi Hıristiyanları ağına düşürmeye ça­ lışan bir gladyatör olarak anlaülmıştır Kendi çıkarlarına uy­ gun olmayan ve düşmanın iktidarım kuvvetlendiren uygunsuz bir benzeşmedir.

Alay edercesine ilk Hıristiyanların acı ve aşa­ ğılanmaya sebep olanlar üzerindeki bu ısrarı -ne şüphe! En azından ilk iki yüzyıl boyunca Hıristiyanlık kapsamında inançla ilgili tutarlı yazılar yoktu. Paylaşılmakta olan kutsal ya­ zılar, Yeni A h if te yer almıyordu. Adem ve Havva'nın kovulma­ sı, Tanrı ye Şeytan'm yapısı, Roma İmparatorluğu dahilindeki Hıristiyan topluluklar arasında değişik şekillerde yorumlanı­ yordu. Konstantin, EÇ 4. Bundan son­ ra Katolik Kilisesi dışında başka bir inancın peşinden giden her­ hangi bir grup veya birey elbette lanetlenecekti. Aydınlığın ve Karanlığın Efendileri Rahip Polycarp: 'İsa'nın sözlerini kendi isteklerine uygun hale getirmek için değiştirmeye kalkışan, dirilişe inanmayan ve­ ya kıyamet gününün Şeytan'ın ilk çocuğu olduğunu düşünen Bunlar çoğunlukla Roma Kilisesi'nden uzakla­ şan Gnostiklerdi ve bu şekilde davranarak neredeyse Şeytan'a hizmet ediyor ve acı çekiyorlardı.

İyi ve kötü kriterlerine aşırı uçta uyaran, hatta Tanrı ve Şeytan'ın görevlerine göz dikmeye cüret eden bir yaklaşım içindeydiler. Bilgi ve inançla kurulan, sezgiyle işleyen kişisel bir bağ, esin ve giderek artan bir gelişimdir. Gnostisizm temelde Öz bilgisidir -Gnothi sea. Karanlık ve önem­ siz bir yerdi. Bu tuhaf yanılsamanın ötesinde ise daha ruhani ve iyi, maddeden uzak başka yerler vardı. Aşırı uçta olmayan Gnostikler bile Yaratıcı'nm önceden iyi huylu bir ruh olduğunu sonra Lucifer gibi kovulduğunu düşü­ nüyordu. Bu kör, aptal ve kötü varlığı sıkça Şeytan olarak ta­ nımlıyorlardı, daha sonra Yunan Gnostikler ona 'evrenin yaratı­ cısı' veya 'asıl hareketi sağlayan' Tann'nın tam tersine 'kısmi ha­ reket sağlayan' adını verdiler.

Robert McL. Egemen Gnostik olumsuzluğu dünyanın yaratıcısına, mevcut idarecisine aktarılmış halidir. Eski Persler gibi birçok Gnostik de düalistti, dünyayı Aydınlık ve Karanlık gibi zıt fakat eşit güçler arasında sürekli değişen bir yer olarak görüyordu. Açıkça söylemek gerekirse tek sorun, hangisinin ne olduğunu bilmekti Gnöstik kozmolojisi, öngörü ve bilinmeyen dillerde konuş­ malarıyla renkli -sınırsız olmanın yanı sıra güldürücü ve kar­ maşıktı- bir yandan da yukarıda alıntı yaptığımız bölümde ol­ duğu gibi sinir bozucuydu. Erkekleri ve kadmları kaba bir et pa­ ketine sıkışmış, ruhun hassas parçaları olarak görüyorlardı: in­ sanoğlu saf ruhtu fakat çok uzun zaman önce kötülüğe bulaş­ mıştı.

Elbette Yehova'nın Şeytan olduğu fikrini benimseyerek yeni gelişmekte olan Roma Katolikleri arasında pek huzurlu bir gelecekleri olamazdı. Eski Ahit7te Her Şeye Kadir olan ile Yeni Ahit'te İsa'nın sev­ gili Babası arasında temelde bulunan ve hoş olmayan çelişkileri gözler önüne sermek, çoğunlukla kâfirlere kalıyordu. John Milton, Kayıp Cennet adlı epik şiirinde 'Tanrı'nm insanoğluna karşı tavrını haklı çıkarmak içiri gerçekten sadist bir Yehova betimle­ miştir: Her Şeye Kadir olan Ruh ve gücümüzle bizi bıraktı Istırap çekerken acılarımızın baki kalması Ve intikam dolu öfkesini doyurmamız için.

Tanrı, kendi patalojik öfkesini tatmin etmek için, Adem ve Havva'ya yeterince acı çektirecek kadar 'Öz ve güç' vermiştir. Milton burada bile 'çalışıp acı çekmeye' mahkûm oldukları halde, ilk kadın ve erkeğe tamamen ve geri dönüşü ol­ mayan bir şekilde eziyet edilmesini istemez; durum 'umutsuz'76 değildir. Şeytan 'sonsuza dek azap' çekerken, Adem ve Hav­ va'nın durumu bir nevi 'Ebedi Adaleti' temsil etmektedir.

İlk Hıristiyanların bir çoğu ve bazı yakın geçmiş düşünür­ leri adil bir Tanrı'nın Şeytan'ı sonsuza dek Cehennem azabıyla baş başa bırakmasının ne kadar doğru olduğunu doğal olarak -sıradan bir günahkarın bile sonsuza dek azap çekmeye mah­ kum olduğunu zamanla kabul etseler de- sorgulamıştır.

İsken­ deriyeli rahip Clemenb zamanı gelince tüm günahkarların -Şeytan'ın bile- kurtarılacağına inamyordu. Clement'e göre öz­ gür irade sayesinde Şeytan bile tövbe etme hakkına sahipti. Vatikan'ın yaptığı açıklamalara göre en çok batağa batmış olan günahkâr bile tövbe ederse Kilise tarafın­ dan affedilecekti. Kovulmuş olana karşı hissettikleri, antik Yunanlıların öngörü anlamına gelen Pro­ metheus hayranlığına benziyordu. Prometheus, Zeus'tan ateşi çalarak insanoğluna vermişti ve bir dağ başında zincirlenerek 'kendi totem kartalı tarafından' ciğeri paramparça hale getirildi 've ertesi günü tekrar parçalanmak üzere geceleri serbest bırakı­ lıyordu' Zavallı Prometheus acıyla yakardı: 'İnsanoğlunu Hades'e sürükleyecek kuvvetli bir rüzgârdan korudum İnsanoğ­ luna yardım ettim ama kendime edemiyorum.

Muhteme­ len mitin ardında insanlara ateş bilgisini veren ve mutlak bir şe­ kilde kaybeden Prometheus, Lucifer gibi kabul edildi. Zeus'un Olimpos'taki tapınağı kurulmadan daha önce dünyada var olan dev Titanlarla birlikte Prometheus üstünlük savaşını kaybetti ve gezegenin altına tutsak olarak zincirlendi.

İskandinav Loki gibi Prometheus, düzenbaz tanrıların pro­ totipi olmasına rağmen bu hikâye Musevi-Hıristiyanlar için ''göklerdeki savaş' ve Lucifer'in düşüşüne ilham verdi Barba­ ra G. Walker'a göre, Zeus'a oynadığı oyun başka bir şekilde Es­ ki Ahit'te ortaya çıkıyordu Zeus'un amacı bu değildi, Pro­ metheus ve onun insan yandaşlarından intikam almaya ye­ min etti.

autres langues

Yehova aynı durumu yaşadı­ ğında ise -rahiplerine 'yağları ayırmalarını Ve sunağın üze­ rinde etler pişerken Tanrı'yı yayılan kokularla memnun etmele­ rini'83 söylemişti- 'Museviler, Yehova'nın böyle istediğini söylü­ yordu' Sezgisel ve mistik din, birçok dü­ şüncenin ve 'doğru mantığın' parlak ışığında sabah çiği gibi yok oldu. Aynı yaklaşımı, bazı iddialara göre bilimin de yobazlık olarak kabul edilmesine rağmen Hıristiyanlara göre Lucifer, kendi küstahlığı yüzünden kovulmuştur. Tarafsız bakacak olursak Kilise'nin hikâyesi oldukça yerinde ve Lucifer'in değişimi şüphe uyandıracak kadar hızlı olmuştur.

Parıldayan Lucifer, Şeytan olmuştur; düşünebi­ Ebedi ceza, alevlerin arasındaki iblis arka­ daşlarını yönetip bir yandan insanların aklını çelmek için komplo kurarken, bir vampir ve en büyük zaferi insanları ken­ di gibi kötülükle doldurmak olan türünün en iyi ruh-emicisi haline gelmiştir, dalanların Babası" olarak kabul edilmesine rağmen öne çıkardığı var oluş sebebi, umudu yok etmekti ve ön­ celikle arayışta olanların istediğini istediklerini sunarak onları aldatıyordu.

M iltonün bütün iyi niyetine rağmen, onun Şeytan'ı, Tann'nın öfkesini ciddi ölçüde idare etme gereksinimi taşır. Cehen­ nemce -veya "Pandemonium', iblislerin mekânı- gitmeye zor­ landığı için Şeytan bu durumdan olabildiğince yararlanmaya kararlıdır ve "Burada nihayet özgür olacağız'86 der.

Üzerine ek­ ler: 'Cennet'te hizmet etmektense, Cehennem'de hüküm sür­ mek yeğdir' Milton, Cehennem'i bir tür meclis gibi betimler; iblisler Cenneti yeniden ele geçirip geçirmeyeceklerini tartışırlar ki bu da gerçekten demokratiktir. İlk Hıristiyanlar kötülüğün yapısı ve Tanrı'nm kişiliği sebe­ biyle karmaşa yaşamıştır. Diğer yandan iyilikten yana olan inanç tamamen merhametliydi, fakat -birçok insanın yaşa­ mında bu özelliğe dair fazla bir kanıt bulunmadığı için- neyi na­ sıl yapacağını insanoğlu bilmemeliydik Müslümanlara göre Şeytan, "İblis' veya 'Şaytan' anlamına gelen Arapça bir pagan terimiydi ve kökeni "muhtemelen "uzakta olmak" veya "öfkeyle doğmak"89 idi.

Tanrının ateşten yarattığı, ahlaki açıdan çapraşık, şekil değiştiren bir cindi. Bu ca­ Ancak büyü­ cülere uşaklık ederken yakalanabildiklerine inanılırdı. Çölün kırmızı tanrısı İnanca göre İbranice de Shaitan -Eski Ahit Eyüp bölümün­ de yer alır- eski Mısır tanrısı Set"ten türemiştir90, fakat düzen bo­ zucu ve tartışmalı başka bir ortaklık da vardır.

Luckert Eski Ahit'teki Tanrı ile Musevı-Hıristiyan'ların Şeytan'ına en yakın eşdeğer olan çakal benzeri mito­ lojik bir canavar olarak anlatılsa da eşek kafalı Set arasında il­ ginç bir benzerlik bulmuştur. Set veya Seth eskiden panteon hâkimiyken, zalimce ana tanrıça İsis'le birleşen iyi tanrı Osiris'i öldürmüş ve parçalamışür. Hikâyenin bazı kopyalarında İsis ve oğlu Horus'a cinsel tacizde de bulunmuştur. Mısırlılarda bütü­ nüyle şeytani olan bir figür; insanlara acı çektirmek ve kandır­ maktan başka bir amacı olmayan veya hiçbir şey yapamayan, çaresiz ve kötü bir tanrı yoktur.

Aramaları Yönetin

Onlar için, tüm tanrılar tek bir tanrının suretidir, dolayısıyla bilgi ve şifa tanrısı Osiris veya Thoth gibi Set'e de Yaratıcı kadar değer verilmekteydi. Set bile diğerlerine karşı daha faydalı ve iyi olmaya ve bu sebeple suçlanmamaya çalışıyordu. Ölüler Kitabı'nda belirtildiği gibi, adı­ nın kullanılması sihir yapımında çok işe yarıyordu, örneğin ruh ölümden sonraki yaşama geçerken zorluklarla karşılaştığında ' İnsanlar, yiyecek için tamamen Nil Nehri'nin İki yanını kucaklayan dar yeşil şeride bağımlı, açlığa karşı savunmasız ve Şefin krallığının bulunduğu 'kızıl' çölün cehennem gibi iticili­ ğiyle mücadele ediyorlardı.

Mısırlılar kırmızı olan her şeyden nefret ediyordu ve toplu halde İsis'e yalvarıyordu: 'Kırmızı olan her şeyden beni kurtar' Alt benliğinde Typon gibi olan Set, 'kızıl-derili' adıyla biliniyordu Set'in çölü, Eski Ahit'te yer alan Tanrı Yehova'ran Musa ve İsrailoğull arını gündüz bir bulut, gece bir ateş direği olarak Mı­ sır'dan çıkarırken geçtiği ve beğendiği çölün tamamen aynısıy­ dı.

Öte yandan sonu gelmeyen çölden halkını geçirirken aslında tuhaf bir merakı vardı, bu yüzden kumların arasında 'kırk yıl' genellikle 'uzun bir süre' şeklinde ifade edilir dolaştılar, nail­ lerce yol aştıklarını düşünürken aslında sadece oldukları yerde dönüyorlardı.

Tipik bir çöl sakini gibi, Adem ve Havva'nın ko­ vulma hikayesinde de Yehova 'bahçede günün serin saatinde' yürümüştür Luckert'ın ifadesiyle: Bir çöl tanrısı olarak Seth, Mısırlılar arasında yabancıların, yıldırımın, ışığın ve depremlerin tanrısı olarak bilinirdi Mısır Fira­ vunları da dünyaya ışığın babası yılan Sata olarak geliyor ve ye­ niden doğan Osiris gibi zaferle yıldıza dönüşecekleri göklere Dindar olanlar kendilerini onunla tanımladık­ ları duayı tekrarlarken Sata gibi ölümsüz olacaklarım düşünü­ yorlardı: Ben önünde sonsuz yılları olan yılan Satayım.

Ölü yatıyorum. Her gün doğuyorum. Ben yılan Satayım, dünyanın en uzak yerlerine giden bir gezginim. Ölüme yatıyorum.

Watain "Casus Luciferi"

Yenileniyorum, her gün gençliğimi tazeliyorum Luka'ya göre İsa'nın İncil'deki Şeytan tanımı 'gökten inen bir ışık gibidir' Parlak yıldız Lucifer'e en yakın Mısır tanrısı İsis'in büyüyle kandırdığı ve Osiris'i öldüren atmaca başlı Horus'tur. Horus, Set'in yeminli düşmanıdır -İsrailoğullarımn Yehova'sını anımsatır ve hiç de iyiliksever değildir. İnsanların ap­ tallıklarıyla eğlenirken kendine özgü yöntemleri uyguluyordu. Eski Mısırlılar gibi Gnostikler de -Baba, Anne ve Oğuldan olu­ şan teslisin yarattığı mutlak dengenin kabulü- İyi ve Kötü ara­ sındaki mecburi dengenin evreni bir arada tutan madde oldu­ ğunu biliyordu.

Gnostiklerin Philip İncil'inde yılında, Nag Hammadi'den yıl sonra Mısır'da tekrar bulunmuştur 99 belirtildiğine göre: 'Aydınlık ve Karanlık, yaşam ve ölüm, sağ ve sol, kardeştir' Kâfir Marcion'un çağdaşı Mısırlı Valentine, E. Tutkulu dünya görüşünde yer alan sekiz 'üst za­ man' ve en azından yirmi iki tane düşük zaman katmanı gibi bütün saçmalıklarıyla beraber inancın etrafını sararak, ilk gü­ nah kriterine dolaysız olarak meydan okudu. Adem ve Hav­ va'nın kötü Yaratıcı tanrıya karşı ayaklanmaları iyi ve kötü il­ keleri anlamamıza yardım ettiği için, yılanın Yehova'nm biz­ den saklamaya çalıştığı ve insanlığa sunulan bir hediye oldu­ Bu kavram sebebiyle, Yunanca 'yılan7 anlamına gelen ophis Ophite'ler gibi diğer Gnostikler, 'şanslı kovulma' {feîix cul-.

Artık ilk günahın getirdiği çocuksu ceha­ leti -veya aptal masumiyeti- aşabilir ve tanrıya benzeme yolun­ da ilerlemeye başlayabilirdi. Fakat birçok Gnostik için yılan, Ye­ ni Ahit Esinleme bölümünde olduğu gibi kötü 'ejderha' olarak kaldı: Ve göklerde bir savaş vardı. Mikail [Başmelek] ve melekleri ejderhaya karşı savaştılar, ejderha ve melekleri de onlarla savaştı. Fakat yeterince güçlü değillerdi ve gökteki yerleri­ ni kaybettiler. Melekleriyle beraber savrularak yere düştü. Ateş ve yıkım tanrıçasının Hint­ lilerin Kali gibi korkunçluğu încıl'in son bölümünü yazdığına inanılan Evangelist Aziz Yuhanna'yı ürkütmüştür.

Yazdığından emin olmamamıza rağmen ilk Dişi örneği kabul etmek için -d a­ ha sonra açıklayacağımız gibi- kendine özgü sebeplerinin bu­ lunmasının altında ince bir alay olduğunu biliyoruz.

Havva'nın kovulma miti bütün kadınlan ve kötülük kavra­ mını ilintilendirmiştir ve tarihte belli bir kadın figürünü Lucifer'in güçlü çekimiyle bağlayan etmenler bulunmaktadır. İman sahibi kişiler için dine saygısızlık sayılsa da, Incil'de bile Göklerdeki Babamız Tanrı'nm dünyayı yarattığından açık­ ça bahsedilmemektedir. İncil toplandığından beri Musevi ha­ hamlar ve Hıristiyan rahiplerce itinayla karmaşık hale getirilmiş olmasına rağmen, İbranice'den tek 'Tanrı' olarak tercüme edilen yaradılış bölümleri aslında çoğul olan elohim' dir.

Ve her durum­ da elohim hem eril hem dişil tanrı ve tanrıçaları kapsamaktadır. Elohim'in genellikle ve kısaca El veya Tanrı Arapça'da Al­ lah , her şeyi yaradan idareci erkek tanrı olması gerçekçi bir et­ ki oluşturmaz. Düşünerek ve yazarak konuyu savunmaya de­ vam edenler, çoğulluğun tamamen iktidarla ilgili olduğuna inanmaya devam etmektedir. Bununla da kalmayarak, hikâyenin bazı kopyalarında o Lucifer'i doğurmuştur, diğerlerinde ise onun aşığıdır.

Daha kötü­ sü, insanların gözünden düşerek iblise dönüşmüş ve bütün ka­ dınları beraberinde karalamıştır. Havva'nın meyve ve yılan me­ rakıyla beraber, Tanrı'nın eşi ve yoldaşı olarak yüce mekândan utanç dolu gidişi Musevilerin ve ardindan Hıristiyanların toplu bilinçaltında yer etmiştir. Güvenilmez ve inanılmaz, kötülüğe alet olan kadın kavramı örneğin Havva'nın adet öncesi gergin­ lik yaşaması günümüzde bile erkeklerin eşlerine ve kızlarına Eşler en baştan beri Tanrı için sorun teşkil etmiştir.

Kenanlılara göre Baalat İlahi Kadın' olarak hayata başlamış olsa da aslında daha büyük bir baş belası olan Lilith'di. Hikaye, zavallı Adem'in bah­ çedeki hayvanlarla eğlenirken göklere çıkarılan Lilithie evlen­ meye zorlanması ile devam ederek, tarifsiz şekliyle1 Yehova'nın sırrını bildiği ve kurallarına uymayı reddettiği için aslında gök­ lerde gerçekleşecek bir evlilik değildi. Yeni eş, Lilith'in yataktaki isteklerinden fazlasıyla etkileni­ yordu ve 'misyoner konumunda' yarana uzanmak istemiyordu Müslüman ve Katoliklere göre erkeğin üstte olmadığı bütün konumlar 'lanetli' kabul edilir.

Tanrı'nm ona verdiği yetkiyle Adem'in erkeğin üstünlüğüyle ilgili yaptığı açıklamalarından etkilenmeyerek, üstüne üstlük kanatlanıp uçmadan önce Adem'i kızdırmaya çalışıyordu. Tanrı'nm melekleri onu almak için geldiğinde onları lanetleyerek, bir kadını mutlu etmek için bir veya iki şeyden daha fazlasını bilmeyen ve her gün -elbette hepsi şeytani- yüz çocuk peydahlayan 'iblislerle" sevişmeye de-, vam ediyordu.

Kötü davranışı yüzünden Cennet'ten kovulmuş olsa. Jeffrey Burton Russell'a göre 'Aden hikâyesi zaten kadınlara saldırı niteliğinde ha­ zırlanm ıştı.. Daha sonraki başka bir mite göre Lilith ve kız­ ları, ilim, şehvetli dişi İblisler olarak erkeklerden öç almaktadır; düzenledikleri gece saldırılarıyla yayıldıkları için Museviler Dillere düşen anneleri gibi, ilim her zaman erkek kurbanlarının üzerine çıkar, korkuya korku katardı. Hıristiyan keşişler cehennem fahişelerinin veya succubae'lerin, saldırı teh­ didiyle dehşet içinde yaşıyordu -veya öyle olduğunu iddia ede­ rek- ellerinde tuttukları haçla cinsel organlarını kapatarak rahat­ sız bir şekilde uyumaya çalışıyorlardı.

Lilith'in kızları -Lamia, Hora" da denirdi, diğer adlarla Hecate"nin kızları- "er­ keklerin kadınlarla erotik temaslarda bulunduğu rüyalar gör­ mesini sağlıyorlardı, dolayısıyla succubae meniyle birlikte yeni bir ruhu ele geçirebiliyordu"5. Aslında, succubae'lerin ortak adı, Yunan düş tanrıçasının "af­ sunlamak" anlamına gelen brizein'den türemiş Brizo idi. Mann ve Jane Lyle"in klasikleşen Kutsal Cinsel­.

Güney Fransa'daki aynı bölgede Lilith bazı kiliselere ait Herodias -Salome'den Vaftizci Yahya'nın başını isteyen Herod'un karısı- efsanelerinde de yer alır, sonuçta nehirde boğula­ rak hayatına son vermiştir. Sonra, gece büyücüsü olan kız kar­ deşlerine katılarak dikkatsiz erkeklerin üzerine çullanmak için fırsat kollamaya devam etmiştir. Elbette succubae'nin erkek modeli de vardı: incubae. Kadın­ lar uykuya daldığında onlarla birlikte oluyorlardı.

Ortaçağda rahibelerin sıkça 'sanki bir erkekle birlikte olmuş gibi kirli'8 uyandıklarından bahsedilirdi -hazır cevap bazı rahibeler İsa'y­ la birleştiklerini söylüyordu bir ihtimal gerçekten böyle oldu­ ğuna inananlar da vardı fakat 'İsa'nın Gelinleri' olarak bilinme­ lerine rağmen, konu şeytani yaptırımların sonucu olarak ve ive­ dilikle dine hakaret olarak algılandı. Tahminen, iblislerle birleştiğine inanılan kadmlar -açıkla­ yacağımız gibi- Tanrı korkusu olanlar arasında Cehennem şey­ tanlarından daha fazla endişe yarattı.

Bir Anglo-Sakson kitabın­ da anlatılan büyü tarifleri -veya 'kutsal ilaç'- incubi'leze değil, ŞeytanYn açıkça zina yaptığı kadınlara karşıydı. Barbara Walker'ın eleştirel bir yaklaşımla açıkladığı gibi: 'Muhtemelen en korkunç alay Kilise'nin, incubi faaliyetlerinin "Tanrı'nın izniyle''10 sürdüğüne dair yaptığı açıklamaydı. Fakat Tanrı'nın izin verdiği bir şeyin cezasını insanlar çekiyordu.

Her şeyin başlangı­ cına geri dönecek olursak, Yehova bile bu kötü kadınla nasıl baş edeceğini bilmiyordu -görevinin sonraki aşamalarında uygula­ mamaya başladığı cezalandırma şekline hiç uyum sağlayama­ mış gibi görünmektedir- melekleri de onun alıngan cevapları karşısında benzer şekilde güçsüz kalıyordu.

Tanrı muhtemelen, Amerikalı eğitimci William G. Ras Shamra'da antik Ugarit yapılan kazılar sırasında E. Tabletlerin üzerinde "Erin eşi", "Tanrı'nm dişi atası", Asherah yazıyordu. Akaba körfezi kıyı­ sındaki Elath'ın, adını Yakın ve Ortadoğu'daki Tanrıça m anay­ la Özdeş tir ilen büyük tanrıçadan aldığı düşünülür. Walker"m dediğine göre: Mısır'daki [Asherah] Kanun-yapan Ana ise îsis'in eski şek­ li olan Ashesh'ti; ismi, göğüsleri sebebiyle "besleyen" ve "dökü­ len" anlamına geliyordu.

Thebes'deki İon mabedi Asher, Ashrel veya Ashrelt olarak adlandırılmıştı. Bazıları on a"Ashert'in Yüce Kadını, göklerin kadmı, tanrıların kraliçesi"15 diyordu. Kenan diyarında yaşayanlar ona Qaniyatu elima veya "Tanrı'Iarı doğuran kadın" veya Rabbatu Athiratu Yammi, denizleri -v e ayı- aşan kadın"16 adını vermişti. Büyük Ana'nın başlıca üç tezahürü ayın üç evresiyle bağlantılıydı: Bakire tanrıça yeni ay­ la, Ana dolunayla, yaşlı olan ise ayın karanlık kısmıyla özdeşti.

Çarpıcı bir şekilde Barbara Walker da, "Yaratıcı, Rabbatu'nun önceki dişil formuydu" 17demiştir. Tanrı'nm eşi ve Yaratıcısı! Be­ yaz sakallı patrikler, konuyu bu şekliyle kapatamıyorlardı. Ar­ Asherah'm iktidar günleri kesin­ likle sayılıydı.

VValker:' Asherah bir süre için Sami'lerin El'ini eş olarak ka­ bul etmiştir' -özellikle antik zamanlarda Yakın doğudaki kadın­ larla ilgili mevcut duruma yeni bir bakış. Walker sözlerine şöy­ le devam eder: 'O Göksel İnek, diğeri de Boğaydı Kutsal evli­ liklerinden sonra, Göksel İkizler, sabah ve akşam yıldızları Shaher ve Shalem'i doğurdu' Bölümde açıkladığımız gibi, Sabahyıldızı Lucifer'den farklı bir varlık değildi ve efsane Tanrı'mn oğlunu anlatıyordu.

İlahi soyun varisi olarak, ataerkil yönetime karşı gelişi Yakın ve Ortadoğu'daki kutsal krallar kapsamında ele alınmalıydı. Rahip kralların sihirli güçleri vardı ve idarecisi tarafrndan sürekli zor­ lanan -ve çoğunlukla katledilen- kabilenin totem temsilcileriyT diler. Fakat Yehova'nın idaresindeki Kral-tanrı mücadelesi söz konusu değildi ve her koşulda çocuklar bir yana, Tanrı'mn bir eşi olması fikri acilen yok edilmeliydi.

Asherah'la ilgili her şey -Yehova'nın evlilik töreniyle bağlantılı olduğu düşünülen ana memesindeki çocuk bile yasaklandı. Asherah, Yehova'nın sadece eşi değildi, aynı zamanda sihir­ li ve açıklanamaz bir şekilde onun yaratıcısıydı, bazen 'Kutsal­ lık' adıyla yüceltilirdi daha sonra da aynı adlandırma kocasına da ve tabii ki Papa'ya da atfedildi.

404 Not Found

retail full (vista casus luciferi meaning. casus ethisch en integer handelen in de zorg - Cerberus şifreniz wipesd (sd card silmek için). Nasl flexispy benim. iphone 6 Plus s dinleme. spy indir koreantürk. casus luciferi meaning. iphone 6 Plus yazilim guncelleme cikmiyor. mspy iptal etme. facebook hackleme v2 indir.

İsrailli kabilelerin Kenan di­ yarına22 gelmesinden sonra diğer alt pagan tanrıların yanı sıra, Yehova'yla birlikte yıl mutlak inanç olarak hüküm sürdü. Yıldızı sönmemiş olsaydı muhtemelen -temelde Kanun on­ dan yana olduğu için- Asherah, Havva'ya karşı davranışları se­ bebiyle Yehova'ya sert konuşurdu. Eski İran asha'smdan gelen Sa­ mi 'Asherah'ı' 'Evrensel Kanun' demektir, kadın ilkeleriyle eşan­ lamlı olan 'Roma'daki ius naturale'23 doğal kanun gibidir ve Ye Ona inanmaları yasaklanmış olmasma rağmen sıradan İsra­ il halkı arasında Asherah oldukça etkiliydi.

Casus Luciferi. | VARG VİKERNES | Death metal, Metal bands, Metal

Anaerkil dönem ön­ cesi Büyük Ana inancı doğrultusunda kutsal ağaçların bulundu­ ğu bölgeyle bağlantılı olarak Eski Ahit'te adından çoğunlukla doruluk' olarak bahsedilir: 'Yüksek yerlere yerleşerek bütün te­ pelere ve her ağacın altına kutsal taşlar ve Asherah direkleri [oyulmuş putlar] dikerlerdi' Sonraki Yehovâ'alar tanrıçaya adanmış kutsal zeytinlikleri yağmalamış hatta rahipleri ve iman sahibi insanları-sadece korktukları ve nefret ettikleri tanrıçayı temsil ettikleri için değil, inananları qedishimfqadishim de öldüğü için- sunakların üzerinde yakmışlardır.

Bunlar kadın giysileri giyen, mücevherlerle donatılmış ve itinayla süslendikten sonra tapınak hacılarına hizmet veren genç erkeklerdi. Asherah'la ilgili efsanelerde de özel hizmetlile­ rinden bahsedilir, 'Qadesh wa-Amrur', geleneksel fakat hatalı bir şekilde naz yaparcasına 'Denizlerin Asherah'ımn balıkçısı' şeklinde yorumlanmıştır.

Kudüs tapınağmda bile Asherah için bir mabet bulunmak­ taydı, Musevi akademisyen Raphael Patai'nin dediği gibi: Kudüs'teki Solomon Tapmağının ayakta olduğu yılın, en azından yılı boyunca tapmakta Asherah heykeli mevcut­ tu. Kralın idaresindeki saray ve rahiplerin kabul ettiği yasal di­ nin bir parçası olan inanış sadece birkaç kâhinin uzun aralıklar­ la fakat sürekli karşı çıkışıyla karşılaşmıştı Kral Manasseh tarafından yapılan bir mabet Asherah dire­ ği26 şeklindeydi.

Eski Ahit'in iki Kralla ilgili bölümünde, tapma­ ğı yapan Kral Solomon'a ve Tanrı'ya açıkça hakaret edilince, So­ lomon tanrıça. Sidonia tanrıçası Astoreth'e inanıyordu Bu yüzden Solomon Tanrı'mn gözünde kötülük yaptı.. Gece ayın altındaki aydınlık suretine Söyler Sidonîa'lı Bakireler Siyon'da [Kudüs] bile duyulmamış, Yeminleri ve şarkıları.

Karısına düşkün, yüreği geniş Kral, Düşer putların tuzağına28 Hayranlığına aldanarak. Solomon'un, diğer tanrılara inanan yabana kadınlarından biri kesinlikle Yemen'i kısmen yapılandıran büyük Marib şeh­ rindeki Sabia krallığının efsanevi Sheba Kraliçesiydi. Sınırsız zenginliği ve büyüleyici güzelliği dışında -esm er bir kadındı, Eski Ahit neşideler neşidesi bölümündeki bir aşk şiirinde29 'es­ mer ve zarif' olarak anlatılmıştır- hakkında çok fazla bilgi bu­ lunmamaktadır.

Makeda veya Magda'daki Sabia kraliçelerinin geleneksel adını Yüce Kadın taşıdığı bilinmektedir, ardından Solomon'un oğlunu doğurduğu Etyopya'da tarihten silinmiştir. Kendisi asıl tanrı güneş -A na Tanrıça, Kenanlılarm. Qaniyattu Elima veya Tanrılan Doğuran' adını verdiği veya Rabbatu. Athiratu Yammi, Denizleri Aşan, yani Asherah'tı- ve aya tapıyordu.

Sheba'yı kendi uygulayamadığı tektanrıcılığa sevk ettiğini iddia eden İsraillilere rağmen ilham kaynağı ne olursa olsun, Ashe­ rah, Solomon'un pantheonunda mevcuttu. Korkunç ataerkil Yehova düzeninin baskıları artınca -veya tam tersini iddia etmek veya Tanrı'nm eşini onurlandırmak için korkunç cezalar veriliyordu- resmi olarak Tanrı'nm eşinin olma­ dığı açıklandı. Yehova rahiplerinin öfkesi yüzünden, Asherah diğer tanrıçalar gibi ilk örnek olmayı başarmasına rağmen, Hı­ ristiyan Kilisesi'nin eski inançlara ait yeniden -v e daha kısırşeytanlaştırma girişimleri ile nihayet şeytani hale getirildi.

Eski Ahit'te, dört yüz kâhininin, Kral Ahab'm EÇÖ eşinin, iğrenç Jezebel'in masasında yemek yediğinden bahsedilmesi tesadüf değildir -Asherah'a inananlar arasında bu birlikteliğin tipik olduğu dü­ şünülmüştür.

Casus filmleri izle

İndl'i yazanlar, Lucifer'e 'Çu­ kurun yanlarına, Cehenneme gideceksin' demiştir, Barbara Walker'a göre, 'bu "çukur" Helel veya Asherah, tanrının kendi Anası-Eşiydi; ışık saçan bir yılan olarak çukura gidişi, cennetin eril ateşiyle dipsiz kuyunun döllenmesini simgeliyordu. Kısaca, Işı­ ğı getiren Ana'dan yararlanmaya çalışarak üstün güneş tanrısı­ na meydan okuyordu. Ataerkil tanrılar, "yerine sığmayan"32 her türlü taşkınlığın günahı olan kibiri özellikle cezalandırırlardı'.

Önceleri sıradan erkeklerin varsayılan sihirli güçleri ortaya koymak için kadın giysileri giyerek 'belirli bir tabuyu yıktığı' Hubristika veya 'Şehvet Ayini' adı verilen bir Argos festivali ya­ pılırdı. Hıristiyanlığın ortaya çıkışıyla bu festival ve kadınların gücüyle33 ilgili diğer uygulamalar şeytana tapınma olduğu ge­ rekçesiyle yasaklandı. Tanrıçalara tapanlar şu anda İsviçre'nin olduğu bölgede Hıristiyan egemenliği altına girmeye zorlan­ mıştı, Yüce Ana'nın heykellerini yok ederken 'Bir zamanlar Tan­ rıçaydım ve artık hiçbir şey değilim'34 dedirtiyordu.

Tanrıçanın birdenbire aşağıya çekilmesiyle, kadınlarla ilgili her şey onlar için adil bir oyuna dönüştü. Şifreli Eski Ahit'in kopyalarından birinde yer alan Raziel bölümünde 'kötülük ola­ rak kabul edilen büyücülük ve güzellik sırlarının cennetten atı­ lan Uzza ve Azaıl tarafından kadınlara verildiği'35 yazmaktadır. Îsis-Hathor ve Astarte gibi tanrıçaların, deve tezeğini gebeliği önlemek için kullanmalarından âşıklarını kaçırmamak için neler yapacaklarına kadar kadınlığın bütün sırlarını anlattığı söyle­ nirdi.

Ancak, Yehova ve yandaşlan sorunlar karşısında yalnız de­ ğildi: erkeklik hormonu dolu inançlarında kadınlarla başları dertteydi. Yunan Prometheus'un en güçlü Olimpos tanrısı Zeus'a karşı gelerek, Lucifer gibi -medeniyet ve entelektüel giri­ şim sembolü- ateşi insanlara verdiğini biliyoruz. İnsanoğlunun üzücü kaderini anlamaya çalıştığımızda, merhametli davranan Prometheus'un Ödülü kendi totem kartalı tarafından ciğerinin sonsuza dek parçalanması ve ertesi gün yine aynı çileyi çekmek için sadece gece işkence görmemesidir.

Aeschulus'un Bağlanmış Prometheus'unda Prometheus şöyle mırıldanır: 'İnsanoğluna yardım ettim. Ama kendime edemiyorum. Bütün güçleri elinde tutan Zeus, baskı altında tuttuğu ka­ dınlar tarafından zora sokulduğunda her şeye kadir Yehova bağlamında karşıt durumu doğrulamaktadır. Modern Musevi­ lik, hala kadınları zorlamasına rağmen aynı durum çoğunlukla Ortodokslar arasında kabul edilmemektedir. Bu bilgilerin ışığında, kovulan Lucifer için Incil'deki 'koru­ yucu kerubi' betimlemesi oldukça ilginçtir. İbranice K'rubh, Akadça karibu 'dan gelmekteydi -kerubiler, Tanrı ve insanlar arasında aracıydı ve duygusal Victoria dönemi insanlarının dü­ şündüğü gibi inanılmaz küçük kanatları olan, hastalıklı sayıla­ cak kadar şişman bebekler değillerdi.

Aslında kutsal gizemi simgeleyen ve cinsel birleşme sırasında resmedilen iki kerubi 'put imgesi' olarak Kudüs tapmağında bulunmaktadır. İlginçtir ama insanlar dini törenlerden önce taşman bu heykelleri gör­ dükten sonra zina yaptığı halde Musevi edebiyatında bu imgey­ le ilgili hiçbir eleştiri bulunmamaktadır. Bu gelenekle ilgili ola­ rak Patai şöyle söyler, 'Kerubilerden birinin dişi olmasının yanı sıra, Musevi kâhin ve bilgelerinin yasakladığı Kenan tanrıçasına [Asherah] ilave olarak Kudüs tapmağında kadın ilkeleriyle ilgili yasa dışı olarak kabul edilen ikinci bir kopya bulunmuştur.

Musa, piramitler diyarındaki esaretten İsrailoğulİarmı kur­ tarmaya çalışırken her ne kadar kabul etmeseler de aslında Mı­ sırlılar gibi düşünüyorlardı. Mısır felaket tanrısı Şefi öne çıkar­ İsrail, Samaria'daki Kral Ahab'm EÇÖ sarayın­ da kazı çalışmaları yapan arkeologlar, üzerinde yere çömelmiş ve Mısır tarzı giyimli, ellerinde tören lotusu tutan iki dişi varlı­ ğın olduğu fildişinden bir anıt buldular.

Raphael Patai bu varlıkların, Hıristiyanlıktaki 'Kutsal Ruh' gibi şekil değiştirerek hayatta kalan Shekhina veya Gnostiklerin erdemle bütünleştirdiği daha kaba bir dişi olan 'Sophia' gibi 'di­ şi cinler' olduğunu söylemektedir. Patai şöyle devam eder: Musevi kanunlarında yer alan 'Shekhina', Tann'nın yeryüzündeki tezahürünü somut olarak -görülen ve duyulan- ortaya koyar -aslında 'Shekhina kavramı, bağımsız ve dişi olan ilahi bir varlığı, tutkulu yapısıyla insanoğlunu Tanrı'ya karşı koruma cesareti bulacak kadar harekete geçirir.

Kişiliğiyle olmasa bile konumu itibariyle sonradan işlevsel hale gelmiş Asherah gi­ bi Shekhina, İncil'de aynı şekilde ortaya çıkmasa da Hokma veya 'Erdem' adıyla temsil edilmiştir. Güçlü heq günlerine daya­ nan veya kabilenin bilge kadını anlamına gelen Heq-maa, 'Sihir bilgilerinin Anası' Hokma, şaşırtıcı bir şekilde Mısır'daki İsis'in eski adlarından türemiş olabilir. Steganos ile her saniye i. Resimlerinizi yatay ya da üye takip programı full ücretsiz olarak birbirine ekleyip tek resim elde edebilme. Hikers, sayfamz facebookta beğeniniz veya yazlar twitter,facebookta paylaşnz, hem de iyi bir pil kalibrasyonu yapmş olursunuz, araç takip sistemlerinde eksik olan mobil güvenlik ayağna çözüm oluşturmak üzere tasarlanmş profesyonel bir uygulamadr.

Panelden indirme linkini edindikten sonra hedef telefona yüklemek için zaman kstlamas var m. You can follow any responses to this entry through the rss 2. Stediğiniz kadar dinleme yapabilirsiniz. Wheres my droid yazlmn android 2. Uygulamay akll telefonunuza yükleyin ve gelişmeleri kaçrmayn. Mikrofonu olduğu sürece evet. Ancak, yedek olarakta saklayabilirsiniz, ulaşm firmalar gibi sektörler için kesinlikle kullanlmas gereken bir sistemdir. Yazlm en büyük özelliği hedef telefonda yaplan tüm telefon görüşmelerini otomatik olarak kayt etmesidir.

Android telefon için: cep telefonu casus yazlm. Antivirslere inanmam nki virsleri de yapan onlar rn satsn diye ayn mantkla bu tip online siteler de virsckleri tarama srasnda pc ye atyor sonra da bak buldum diye bize yutturuyor. Akıllı cep telefonlarını Android, iOS ve bilgisayarları Mac, Windows eş zamanlı olarak takibe alabilirsiniz. Çocuklarımın neler yaptığı konusunda beni haberdar ediyor — bu sayede onların iyi olduklarından emin oluyorum.

mSpy nedir?

mSpy, kendini nihai kullanıcıların güvenlik, emniyet ve pratiklik ihtiyaçlarını karşılamaya adamış takip çözümlerindeki küresel liderlerden biridir.

mSpy - Bilmek. Engel olmak. Korumak.

Nasıl çalışıyor?

Mobil takip yazılımının bütün gücünü kullanın

Messenger uygulamalarını takip edin

Takip edilen cihaz üzerindeki sohbet ve mesajlaşma hizmetlerine sınırsız erişime sahip olun

Bizimle 7/24 iletişime geçin

Özel destek ekibimize e-posta, sohbet ya da telefon üzerinden ulaşabilirsiniz.

Verilerinizi saklayın

Verilerinizi güvenle saklayın, yedekleyin ve başka cihazlara aktarın.

Birden fazla cihazı takip edin

Akıllı cep telefonlarını (Android, iOS) ve bilgisayarları (Mac, Windows) eş zamanlı olarak takibe alabilirsiniz.

mSpy ile takip edin

24/7

7/24 küresel müşteri hizmetleri

mSpy her müşterinin değerini biliyor ve 7/24 müşteri hizmetlerine büyük bir önem veriyor.

95%

Müşteri memnuniyeti %95

Müşteri memnuniyeti mSpy’ın en önemli önceliğidir. mSpy müşterilerinin yüzde 95’i aldıkları hizmetten memnun olduklarını ve hizmetlerimizden yeniden faydalanacaklarını söylüyor.

mSpy müşterileri memnun ediyor

  • mSpy’i bir kez denedikten sonra, bu uygulama bir ebeveyn olarak hayatımın paha biçilmez parçalarından biri haline geldi. Çocuklarımın neler yaptığı konusunda beni haberdar ediyor – bu sayede onların iyi olduklarından emin oluyorum. Aynı zamanda, ayarlarını değiştirerek hangi kontak kişilerinin, sitelerin ya da uygulamaların engelleneceğine karar vermek de beni memnun ediyor.

  • mSpy çocuğumun internet aktivitelerini tamamen denetimim altında tutmama yardımcı olan iyi bir aplikasyon. Eğer karşılaşırsam, bütün şüpheli kontak kişilerini silebilirim. Modern ebeveynler için iyi bir seçim.

  • Her ebeveyn için çocuklarının güven olmasını sağlamak temel bir önem taşır. Ve mSpy kızımın yanında olamadığım zamanlarda ona göz kulak olmama yardımcı oluyor. Şiddetle tavsiye ediyorum!

  • Oğlum 7/24 telefonuyla meşgul ve bazen onun kötü bir şeyler yapmadığından emin olmak için kontrol ediyorum. mSpy oğlumun düzenli olarak kullandığı her şey için bana güncellemeler sunuyor.

  • Yanlarında olmadığımda, çocuklarıma göz kulak olmak için iyi bir uygulama arıyordum. Ve bir arkadaşım mSpy’ı tavsiye etti. Ona bayılıyorum! İnternetin fırtınalı denizin çocuklarımı güvende tutmamı sağlıyor.

Endorsements

Uygulama genel olarak yasal takip kullanımı için tasarlandı ve yazılımı kurmak için elbette ki meşru nedenler bulunuyor. Mesela şirketler, çalışanlarını şirket telefonlarını güvenlik amacıyla takip ettiği konusunda bilgilendirebilir.

Next Web